Kayıt Ol Giriş Yap
Hoşgeldiniz
Êà÷åñòâåííûå áåñïëàòíûå øàáëîíû dle ñêà÷àòü ñ ñàéòà
Banner
» » Gönüllü Olmak

Gönüllü Olmak

26-12-2014, 11:48
Yazar: BAKUT
Okunma: 1307
Yorumlar: 0
Yazdır
Gönüllü Olmak Gönüllülük nedir?
Gönüllü, sorumluluk anlayışıyla içinde bulunduğu toplulukta herhangi bir karşılık ya da çıkar beklemeksizin bir işi yapmayı kendiliğinden üstlenen kişidir. Bunun için bilgi, zaman, beceri, deneyim ve kaynaklarını özgür iradesi ile amacı doğrultusunda kullanır. Yaşamımızı devam ettirebilmek için toplum içinde kendimizi tek başımıza düşünerek hareket edemeyiz. İnsanların sayısı arttıkça kendilerine yetemeyecek hale gelmeye başladılar ve bu durum insanların birbirlerine ihtiyaç duymalarına sebep oldu. Bu ihtiyaç, insanların birbirlerine bağlanmalarını da tetikledi. İnsanların birbirlerine ihtiyaç duymaları ve bağlanmaları gönüllülük hareketlerinin başlamasını da sağlamıştır. Gönüllülük dediğimizde aklımıza gelen ilk tanımlardan biri gönüllülük eyleminin sosyal bir eylem olduğudur. İnsanların bağlı oldukları toplumlarda diğer insanlara, kurumlara ya da hareketlere çıkar gözetmeksizin, zorunlu olmadıkları halde yardım etmeye çalışmaları gönüllülük eyleminin sosyal bir eylem kabul edilmesindeki en önemli etkendir. Gönüllülük derken kesin sınırları olan bir tanım yapmamız çok da kolay değildir çünkü gönüllü olunabilecek kurumlar ve insanların bu kurumlardaki rolleri çok çeşitlidir. Bu çeşitliliğin yanı sıra gönüllülük eyleminin kişiye ve bağlı olduğu topluma pozitif yönde etkileri olduğunu ve bu sebeple gönüllülük oranlarının artmasının toplum için gerekli bir şey olduğunu da belirtmek gerekmektedir.

Gönüllülük kişinin canı istediği zaman kuruma gelip çalışması, faaliyetlere katılması değildir. Bilakis taşın altına elini sokması ve bunun sorumluluğunu sürdürebilmesi gereklidir. Bu durum kişinin kendisine olan saygısının bir yansımasıdır. Kendine saygı duyan bir birey, gönüllü olacağını taahhüt ettiği kuruma karşı da saygı duyar ve kendinden bekleneni yerine getirir.

İnsanlar neden gönüllü olur?
Gönüllülüğün sosyal bir eylem olmasının yanı sıra, psikolojik etkenlerinin de olduğunu göz ardı edemeyiz. Bir insanın herhangi bir çıkar gözetmeden bir başkasına yardım ettiği düşünüldüğünde yardım eden kişinin de kendini ne kadar iyi hissettiği inkar edilemez. Kişi kendisine güven duygusuyla ve gururla dolar. Bu durum bazen kendimizi iyi hissetmek için mi yoksa başkasını iyi hissettirmek için mi gönüllü oluyoruz sorusunu akıllara getirebilir. Neden bazı insanların gönüllülük faaliyetlerine diğerlerine göre daha meyilli olduğu Penner isimli araştırmacı tarafından bir teoriyle açıklanır. Bu teori insanların olumlu sosyal davranışlar göstermesinin tamamen kişisel bir seçim olduğunu ve bu seçimin insanların belli karakteristik özellikleri sayesinde belirlendiğini öne sürer. Bu karakteristik özelliklerden biri empatik düşünebilmek, yani başkasının hislerine, düşüncelerine onun gözünden bakabilmek ve diğeri de yardımsever olmaktır. Kısacası bahsettiğimiz yardımsever olmak ve empatik olabilmek yetilerine sahip olan insanlarda gönüllülük eylemine eğilim zaten vardır. Bu eylemin sonucu olarak da kendi iç dünyalarına kazanımlar elde ederler, kendilerine güven duygusunun artması gibi. Bu durumda diyebiliriz ki gönüllülük eylemi başkasına yardımcı olmak dışında, insanın kendisine bakışını da olumlu yönde etkileyebilmektedir.
Psikolojik etkilerinin yanında sosyolojik olarak da bakarsak gönüllülüğün insanın çevresine yabancılaşmasını azalttığı çıkarımına varılabilir. Yapılan bir araştırmaya göre gönüllülük eylemi içinde bulunan insanların sosyal çevreleri tarafından daha çok kabullenilip sevildiği görülmüştür. Bu da insanın bulunduğu çevreye yabancılaşmasını engelleyen bir faktör olmasının yanı sıra kişinin kendine olan güvenini de pekiştiren önemli bir etkendir. Aynı araştırma bu tip psikolojik ve sosyal etkilerin gönüllülük eyleminde bulunan kişinin hayattan gönüllü olmayanlara göre daha çok tatmin olduğu sonucuna varmıştır.

Bireyler aşağıdaki sebeplerden dolayı gönüllü olurlar.
- Kişisel nedenler
- Kendisine ihtiyaç olduğunu hissetmek
- Hayatında değişiklik yapmak
- Yeni bir uğraş edinmek
- Niteliklerini geliştirmek
- Lider olmak
- Akademik Kariyerini Güçlendirmek
- Bilgiye doğrudan ulaşmak / Yeni bir şey öğrenmek
- Kaynakların doğru kullanıldığından emin olmak
- Saygı görmek
- Yeni arkadaşlar edinmek
- Bir inanca bağlılığını göstermek
- Benzer grupla birlikte olabilmek / Aynı konuda düşünen insanlarla bir arada olmak için
- Topluma katkıda bulunabilmek için
- Var olan problemlerin çözümünde yer alabilmek için (çözüme katkıda bulunak için)
- Prestijlerini arttırmak için / Statü edinmek
- Bireyde yarattığı doyumluluk duygusu için
- Boş zamanlarını değerlendirmek için
- Kendilerini ifade edebilmek için
- Kendini gerçekleştirebilmek için
- Enerjilerini paylaşabilmek için
- Sahip olduklarını paylaşabilmek için
- Ekip çalışmasının parçası olabilmek
- Tek başına yapamadıklarınız bir örgüt içinde yapabilmek için
- Kendini geliştirmek için
- Kendini kanıtlamak için

Gönüllülüğün kişiye ve topluma yararları nelerdir?
Gönüllülük eylemlerinin tahmin edileceği ve bahsedildiği üzere hem kişinin kendisine hem de topluma faydaları bir hayli fazladır. Bunlardan biraz bahsedersek, gönüllülüğün kişinin kendisine faydaları insanlara ve çevreye daha duyarlı bakmayı başarabilmesi, ekip çalışması becerisi kazanması, motivasyon olma ve motive etme becerisini kazanması, iletişim kurma becerisini kazanması olarak belirtilebilir. Gönüllü hareketlerin topluma faydalarına değinilirse gönüllülük kişilere yardım etmenin yanı sıra toplumsal yardımlaşma olarak da düşünülür ve toplumun sağlıklı bir gelişim göstermesi için gönüllülük olmazsa olmaz bir etkendir. Gönüllülük toplumda insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin gelişmesinde, değer yargılarının oluşmasında, sosyal farkındalığın ve girişimciliğin artmasında ve sosyal sorunların ortaya çıkışında farklı çözüm önerileri sunulmasında çok önemli bir etkendir.

Türkiye nasıl bir gönüllü?
Türkiye’de ve tüm dünyada gönüllülük faaliyetlerinin değerlendirilmesi için yapılan araştırmalar vardır. Bu araştırmalardan biri Dünya Değerler Araştırmasıdır ve bu araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye gönüllülük çatısı altında dünyada aralarında ABD, İsveç, Hollanda, Yunanistan, İtalya, Bosna gibi ülkelerin olduğu 55 ülke arasında sonuncu olmuştur. Bunun nedenleri araştırıldığında gönüllülük faaliyetlerine katılmamanın en önemli iki gerekçesinin para ve zaman kısıtlılığı olduğu belirlenmiştir. Türkiye’de bu araştırmaya katılan kişilerin %70,1’i gönüllülük faaliyetlerine ayırıcak yeterli zamanları olmadığını, %65,8’i de gönüllülük faaliyetlerine katılacak maddi olanakları olmadığını belirtmiştir. Gönüllülük faaliyetlerine katılan kişilerin de büyük çoğunluğunun eğitim ve ekonomik durumu yüksek olan erkekler olduğu belirlenmiş, gönüllülük faaliyetlerini en çok yürüttükleri alanın da eğitim olduğu belirlenmiştir. Yine aynı araştırmaya göre Türkiyede gönüllüğe en çok ihtiyaç duyulan alanların eğitim, çocuklar, gençler, çevre, kadınlar ve siyaset olduğu ortaya çıkmıştır.
İnsanlar gönüllülük faaliyetlerini tek başlarına yapmaktansa belli gönüllü kuruluşlar aracılığıyla yapmayı tercih ediyorlar. Bu durum gönüllülük hareketlerinin daha yaygın ve sistemli olmasında çok etkili olmaktadır. Türkiye’nin yapılan gönüllülük araştırmasına göre son sırada olması her ne kadar üzücü bir durum olsa da bunu değiştirmenin insanların ve bahsettiğimiz gönüllü kurumların elinde olduğunu bilmek rahatlatıcıdır.

Gönüllüğün artması için neler yapılabilir?
Bir toplumda yapılan gönüllülük faaliyetlerinin artmasını sağlayacak zeminin oluşturulması gönüllü kuruluşların sayısının arttılması ve halihazırdaki gönüllü kurumların iyileştirilmesiyle sağlanabilir. Yeni gönüllü kuruluşların oluşturulmasına destek vermek gönüllülük oranlarının artması için atılabilecek en önemli adımlardan biridir. Gönüllü kuruluşların sayısının artmasının yanında bu tip kuruluşların iyi bir yönetime sahip olması da çok önemlidir. İyi yönetilmeyen bir gönüllü kuruluşun düzenli çalışması zordur, bu da yapılan yardımların verimliliğini çok azaltan etkenlerden biridir. Farklı alanlarda çalışan, farklı gelir düzeylerinde ve yaşlarda insanların yeni açılan ya da eskiden var olan gönüllü kuruluşlar hakkında bilgilendirilmesinin sağlanması gönüllü sayısının artması için çok önemli bir adımdır. Tüm bunlara ek olarak gönüllü kuruluşların kendi aralarında iletişimlerinin ve birbirlerine olan desteklerinin sağlam olması da gönüllülük hareketlerinin verimliliğin artması için çok önemlidir. Kurumların kendi arasında rekabet etmesi toplum çıkarlarını değil kendi çıkarlarını gözettiklerini gösterir ki bu da bir kişinin gönüllü olma eylemini azaltır. Bu sebeple gönüllü kurumların kar amacı gütmeden hareket etmesi ve bunu bünyelerine girecek olan insanlara hissettirmeleri önemlidir.

Gönüllüler hangi alanlarda katkıda bulunabilirler?

1) Parasal Kaynak
2) Düşünce ve Emek Gücü
3) Kamuoyu oluşturmak
4) Üst düzey ilişki kurmak
5) Sözcülük yapmak
6) İletişim ve bilgilendirme merkezi olarak hareket etmek
7) Gündem belirleyici ve örgütleyici bir unsur olmak
8) Yeni üyeler kazandıran bir temsilci görevi görmek

Bir şeyler yapmak istiyor, oturup kalkmaktan sıkılıyor ve bir türlü harekete geçemiyorsak; miskinlik belirtileri var demektir. Harekete geçmenin ve BAKUT GÖNÜLLÜSÜ olmanın tam zamanıdır.

Yaşar ÇELİK
Oylanma:
  
Değerli ziyaretçi, sitemizin tüm özelliklerinden faydalanabilmeniz açınızdan lütfen sitemize Kayıt Olunuz.
Yorum Ekle
İsim: *
E-mail: *
Mesajınız:
Kalın İtalik Altı Çizili Üzeri Çizili | Sola Yasla Ortala Sağa Yasla | İfade Ekle Bağlantı EkleKorumalı Link Girin Renk Seç | Gizli Metin Alıntı Ekle Farklı Bir Alfabe ile Yazılmış Olan Seçili Metni Kiril Alfabesine Çevir Spoiler Ekle
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu (CAPTCHA)
Kodu Güncelle
Kodu Giriniz: